osman arolat
Posted: 11 Aralık 2013 By: Comments: 0

Dünya Gazetesi Başyazarı Osman Arolat

BİZİM İNEKLER ÖKÜZLEŞTİ

Ekonomi haberciliğinde bir çağı anlatan sözler bunlar. Ekonomi verilerinde bir göstergeyi belirten bu haberler Burger habercilik olarak tarihe (yakın) geçmiş. 51 yıllık gazeteci Osman Arolat bize Ekonomi haberciliğinin gelişimini ve tarihini anlattı. Dünya Gazetesi Başyazarı Osman Arolat ile Dünya Gazetesi’nde gerçekleştirdiğimiz röportaj, Osman Bey’in anlatımıyla sizlere kat kat daha faydalı olacak. Osman Bey’in tecrübeleri ile mesleğinize bir kez daha bağlanacaksınız , işte ekonomi medyası.

Bize kısaca kendinizden söz edebilir misiniz?
Ben 1942 yılında Ankara’da doğdum. ilk, orta ve lise tahsilimi Ankara’da yaptım.1962 yılında Ankara’da Öncü Gazetesi’nde Hıncal Uluç’un şefi olduğu spor servisinde amatör olarak gazeteciliğe başladım. Sonra çeşitli sendika gazeteleri ve çeşitli sol dergilerde yöneticilik ve gazetecilik yaptım.1962 yılında ilk imzamı gördüğümden beri demek ki 51 yıl geçmiş. Bu 51 yılda önce sendika gazeteciliği sonra sol dergilerde yazarlık ve yöneticilik yaparken, bunlardan dolayı 1971’de sıkıyönetim mahkemelerinde yargılanıp hapis cezası yedim ve bir süre cezaevinde kaldım. 1974’de Aydın Engin’le beraber İSTA haber ajansını kurdum. Daha sonra Türk Haberler Ajansı’nda haber müdürlüğü yaptım. Ve Yeni Ortam dergisini çıkarttım. Milliyet, Vatan, Sabah, Güneş gibi gazetelerde yazarlık ve yöneticilik yaptım. 1993’ten bu yana Dünya Gazetesi’nde çalışıyorum. Dünya Gazetesi’nde 13 yıl Genel Yayın Yönetmenliği yaptıktan sonra bu görevi bir arkadaşıma devrettim. Şimdi burada Başyazar olarak devam ediyorum.
Türkiye’de ilk ekonomi gazetecilerinden olduğunuzu öğrendim;
Türkiye’de ekonomi gazeteciliği tabi benden çok önce başlamış durumda ama esas hareketlilik dönemi 1980 sonrasında. Ben de bu dönemde birçok gazetenin ekonomi bölümünü yönettim. Bu tür şeyler söylenmesi normaldir.
osmanarolattt
Bize Ekonomi Haberciliğini anlatabilir misiniz?
Dünyada ilk insanın yaptığı duvar resminden başlayarak haber hayatımıza giriyor. Ekonomi haberciliği de ilk kez 14 yy.da Avrupa’ya Uzak Doğu’dan gelen ürünlerin listelerinin hazırlanması ile başlıyor. Sonra yeni yeni modellerle gelişiyor. Sonra 19 yy. başında sanayide ciddi bir gelişme olmaya başladığı sırada ekonomi haberciliğinde de buna paralel olarak ciddi bir gelişme oluyor. Çünkü sanayi gelişirken sermayeye ihtiyaç doğuyor, sermaye ihtiyacı da ekonomi haberciliği ile sağlanmaya çalışılıyor. Ve plane paper dediğimiz ilk gazetelerden Times gazetesi İngiltere’de yayınlanıyor ve ekonomi haberciliği hızlanıyor. O asır sonunda dünyanın hemen hemen her ülkesinde ekonomi gazetesi oluyor. Bu ekonomi gazeteleri işte bugün hala hayatta olan Financial Times, Japonya ekonomi gazetesi Nihon Keizei Schim Bum ve Borsen gibi gazeteler.Hatta bunlardan sonra İkinci Dünya Savaşı sonrası her ülkenin bir milli ekonomi gazetesi olma özelliği oluyor o sırada da Almanya’da Handes Bank’de buna katılıyor. Türkiye’de ilk ekonomi gazetesi 1925 yılında Zeki Bey’in çıkardığı ekonomi gazetesi. Bundan sonra bizdeki ekonomi gazeteciliği Yeni İstanbul Gazetesi’ndeki borsa haberleri ile devam ediyor 1946-1947 de. Milliyet Gazetesi’nde Ali Gevgil’in hazırladığı yarım sayfalık bir bölüm 1963 yılında başlıyor ve sonra bu bir sayfaya yükseliyor. O arada Hürriyet Gazetesi’nde ilk kez 1970’lerin ortasında tek sütunluk bir işçi-işveren haberleri sütunu oluyor Doğan Koloğlu’nun yönettiği. Bu gelişmenin ardından bankerlik müessesi ve faizin Türkiye’de pozitif hale gelmesiyle sektör borsayla birlikte de hızla gelişiyor Ve o arada yeni bir habercilik anlayışı da gündeme geliyor. Necati Doğru’nun yaptığı bir habercilik bu. Necati Doğru ekonomi haberlerini burger hale getiriyor. Mesela dolar yükseliyorsa, dolar asansöre bindi üst kata tırmandı diyor, eğer süt verimi düştüyse, bizim inekler öküzleşti diyor. Ve böylece başlıkla olayı çok net anlatan bir model yaratıyor. Bu sırada bunu yapan muhabirler de Necati Doğru’nun yanında yer alıyorlar bunlar arasında Celal Pir, Vahap Munyar, Ruhi Sanyer gibi isimler var. Onlar 1980’ler sonrasında ekonomi haberciliğinin gelişmesine sebep oluyorlar. 1981 yılında Yeni Asır ile Hürriyet Gazetesi rapor isimli bir ekonomi gazetesi çıkarmaya çalışıyor fakat anlaşamıyorlar, sonra bunun üzerine Hürriyet kendi bünyesindeki bir siyasal gazeteyi yani Dünya Gazetesi’ni ekonomi gazetesi haline getiriyor. Ve bu ekonomi gazetesi 1981 yılında yayın hayatına başlıyor. Nezih Demirkent Hürriyet Gazetesi’den ayrılırken bu gazeteyi kendisi için tazminat olarak talep ediyor ve tazminat olarak aldığı bu gazete bugün Türkiye’nin tek ekonomi gazetesi olarak hayatına devam ediyor. Arada belli gruplar belli ekonomi gazeteleri çıkarıyorlar mesela Finansal Forum gibi ama onların hepsi yayın hayatını devam ettiremiyor. Dünya Gazetesi ise 1981 yılından beri yayın hayatını devam ettiriyor.
Türkiye’de Ekonomi medyası (haberciliği) sektörünü yorumlayabilir misiniz?
Her alanda olduğu gibi ekonomi medyasında da son dönemde belli bir problem var o da şu; haber esas itibariyle düz aynada aktarılan bir unsurdur yani çağlar boyunca haber, bir işi görmeyenlere görenler tarafından aktarılır ve düz aynada 5n1k kaidesine uygun olarak yapılır. Ama 1970’lerden sonra dünyada bir taraftan siyasal habercilikte bir taraftan ekonomi haberciliğinde araya manipoliterler girmeye başladı. Yani düz aynada aktarılmak yerine haberin lunapark aynalarında aktarılması gündeme geldi. Yani eğer Osman Arolat’ı beğenmiyorsa onu iç bükey aynaya koydu daha kısa boylu yaptı eğer beğeniyorsa dış bükey aynaya koydu biraz da boyunu uzattı, biraz da saç ekledi, daha yakışıklı göstermeye çalıştı. Ve böyle bir olay başladı ve ne yazık ki bu olay bugün de devam ediyor. Belli firmaların, belli grupların çıkarlarını esas alan bazı değişimler, değiştirmeler manipoliterler tarafından habere sokuluyor. Ve bu da haberin düz aynada aktarılması yerine yer yer lunapark aynalarında aktarılmasına sebep oluyor. Ama Türkiye’de ekonomi haberciliği çok ciddi bir gelişmeye de sahne oldu 1980’den bu yana önce sadece ekonomi habercileri varken şimdi her alanın özel habercileri olmaya başladı onlarda daha derinleşerek kendi sektör alanlarını aktarmaya başladılar.
Ekonomi medyasında marka haberciliğinin yeri hakkında bilgi verir misiniz?İşte biraz önce sözünü ettiğim haberin lunapark aynalarına sokulma meselesi biraz marka haberlerinde yer alıyor. Mesela Avrupa’nın en önemli bilmem nesi diye haber çıkıyor, en önemli olduğuna kim karar veriyor ya da Orta Doğu’nun ve Balkanlar’ın en büyük fabrikası diyor. Şimdi bunun böyle olup olmadığını irdelemeden habere koyarsanız bu çok ciddi bir hata olur. O yüzden bu tür şeylerden sakınılması gerekiyor. Yani markanın kendisini doğru tanımlaması ve abartısız aktarımlarda bulunmasında büyük yarar görüyorum. Türkiye’de yer yer böyle abartılı aktarımlar gündeme gelmektedir.
Bu noktada PR uzmanları için bir mesaj istesek?
Pr Uzmanları firmalarının ürünlerini doğru normlarda, abartısız aktarmalı eğer doğru aktarmazlarsa bu olumluluk değil olumsuzluk getirir
Ekonomi gazetecisi olmak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Valla bizim dönemimizde sadece ilgi duymak yeterliydi. Bugün artık bu pek yeterli değil. Bir kere önemli ve iyi bir eğitim almış olması gerekir. Bu gazetecilik alanında olabileceği gibi habercilik yaptığı alandaki işle de bağlantılı olabilir, yani işletmeci de olabilir buna benzer şeyler de olabilir. Bütün mesele iyi bir eğitim almak, iyi bir eğitim aldıktan sonra da sıfırdan başlayacağını bilmek yani özellikle bizim bazı üniversitelerden mezun olan kardeşlerimiz doğrudan üst düzey yönetici olarak işe başlayacaklarını zannediyorlar, bunun doğru bir yanı yok onun için daha ilk basamaktan habercilikten başlamakta fayda var. İleride yönetici de olsa esas itibariyle haberciliği korumakta da büyük yarar var.

osmanaralott

Share This!