
Sinema algısını değiştirmeliyiz
“Toplumda “eğlence ve boş zaman geçirme” algısının oluştuğu Türk Sineması’nı “düşündüren ve değiştiren” bir yerde göreceğime de inanıyorum diyerek hayalini dile getiren Selim Dilmen İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema Televizyon bölümünde 2. Sınıf öğrencisi. 22 yaşındaki Selim Dilmen usta oyuncu Kemal Sunal’ın İletişim Fakültesi mezuniyet konuşmasında iletişimcilere çok büyük görevler düştüğünü söylediğini, iletişimcilerin de bu görev kaygısıyla hareket etmesi gerektiğini belirtiyor.
Genç İletişimciler konuğumuz Selim Dilmen.
Biraz kendinden bahsedebilir misin? Öğrenim dönemi nasıl geçiyor?
Ben Selim Dilmen. İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Sinema Televizyon bölümünde 2. Sınıf öğrencisiyim. 22 yaşındayım. Üniversite öncesinde meslek lisesi mezunu olduğum için üniversite sınavlarına tekrar hazırlandım. Bu süre zarfında hedefimi düşünmek için çok zamanım oldu. Hem sektörü hem bölümü bilerek ve isteyerek tercih ettim ve şuan eğitime devam ediyorum. Haftanın 5 günü toplamda 7 ders alıyorum. Öğrenim dönemi yoğun başlasa da İletişim Fakültesinden mezun olmak çok zor değil. Önemli olanın mezun olmadan önce tecrübe edinmek, bu sektörde ne yapmak istediğine karar vermek olduğunu düşünüyorum.
Televizyon – Medya senin için neyi ifade ediyor?
Sinema benim için birçok şeyi ifade etse de en önemlisi sinema benim için değişimi ifade ediyor. İnsanların sinema ve televizyondan, dolaylı veya doğrudan ne kadar etkilendiklerine yakından şahit oluyoruz. Bu değişim iyi ya da kötü yönde ilerleyebiliyor. Sinema görsel bir iletişim aracı olduğu için hem her kesime daha rahat hitap ederken hem de etkisi daha fazla oluyor. Bence tabuları yıkan, eğiten, başka kültürleri ve düşünceleri tanıtan sinema özellikle ülkemizde şuan ki konumundan çok daha iyi bir yerde olabilir, daha iyi değerlendirilebilir.
Hayalin ne? Bu işin sırrı nedir sence?
Hayalim görsel iletişimi, sinemayı toplumun beklentilerine cevap verecek güçte kullanabilmek ve üretebilmek. Bunu siyasi propaganda olarak değil, toplamda iz bırakabilecek, toplumsal sorunları görsel ifade eden ürünlerle dile getirmek hayalim. Toplumda “eğlence ve boş zaman geçirme” algısı oluşan Türk Sineması’nı “düşündüren ve değiştiren” bir yerde göreceğime de inanıyorum. Usta oyuncu Kemal Sunal’ın İletişim Fakültesi mezuniyet konuşmasında iletişimcilere çok büyük görevler düştüğünü söylemişti. Bu görev kaygısıyla hareket edebilmeliyiz. Bence iyi olmanın sırrı samimiyetten geçiyor. Samimi olmayan, ekonomik kaygı taşıyan bir iletişimci kendi istediğini değil istenilen üretimi yapmış olur.
Kimleri beğeniyorsun?
Beğendiğim yönetmenler; Yılmaz Güney , Metin Erksan, Yavuz Turgul, Nuri Bilge Ceylan, Onur Ünlü, Uğur Yücel.
İş arıyor musunuz? Bir mesajın var mı?
Evet, tecrübe kazanmam gerekiyor. Hem eğitime devam ederken hem de kendimi geliştirebileceğim bir iş arıyorum.